Toplumsal cinsiyet günümüzün en önemli tartışma konularından biridir. Ataerkil toplumların yarattığı en sürekli ve zamana karşı en iyi direnebilen kalıplar, ‘kadınlık’ ve ‘erkeklik’ kimlikleri ile bunların ilişkileri ve davranışlarını tanımlayan örüntülerdir. Literatürde kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğe ilişkin pek çok kuramsal yaklaşım ortaya konmuş, kadının toplumsal bağlamda dezavantajlı konumunun nedenleri araştırılmıştır. Biyolojik, sosyolojik ve feminist perspektiften yola çıkılarak ortaya konan yaklaşımların kadının ikincil konumunu açıklama konusundaki yeterliliği bu çalışmanın odak noktasıdır. Bu çerçevede çalışma toplumsal cinsiyet rollerinin kökenini ve tarihsel sürecini ele alan kuramsal yaklaşımları irdelemekte, kadını günümüzdeki toplumsal yapının gerçekliğinde ‘kadın’ yapan nedenleri incelemektedir. Çalışma kapsamında toplumsal cinsiyet farklılıklarının kökeni ve gelişimine ilişkin önemli bulgular sunan Biyolojik Kuram, Sosyal Yapılandırma Kuramları, Marksist Analiz ve Sosyalist Feminizm kuramları ele alınmıştır. Söz konusu kuramlar karşılaştırmalı olarak çözümlenmiş, alana ilişkin yapılan eleştiriler ışığında kadının günümüzde sahip olduğu ikincil toplumsal rolün nedenleri araştırılmıştır. Bu kapsamda yapılan karşılaştırma sonucu farklı perspektiflerle ortaya konan kuramsal yaklaşımlardaki eksikler irdelenmiş, sonuç olarak kadının toplumsal konumuna ilişkin problemlerin çözümlenmesinde en kapsayıcı yaklaşımın sosyalist feminizm olduğu görüşüne varılmıştır.
CITATION STYLE
KESKİN, F., & ULUSAN, A. (2016). Kadının Toplumsal İnşasına Yönelik Kuramsal Yaklaşımlara Dair Bir Değerlendirme. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, (26), 47–68. https://doi.org/10.31123/akil.438558
Mendeley helps you to discover research relevant for your work.