Kaynaştırma Uygulamasını Yürüten Öğretmenlerin Duygusal Emek ve Tükenmişlik Düzeylerinin İncelenmesi

  • KADAN G
  • ARAL N
N/ACitations
Citations of this article
6Readers
Mendeley users who have this article in their library.

Abstract

Eğitim bir toplumun geleceğinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Ancak bir toplumun geleceğinde, sadece eğitim tek başına bir anlam ifade etmez. Aynı zamanda bu eğitim faaliyetlerini yerine getirecek öğretmenlerin de, tutumu ve bilgisi bu süreçte önemlidir. Üstelik öğretmen sınıfında atipik gelişim gösteren öğrencileri de içine alacak şekilde eğitim-öğretim faaliyetlerini geliştirebilmelidir. Ancak öğretmenlerin atipik gelişim gösteren öğrencileriyle çalışırken, aynı zamanda duygusal anlamda bir emek harcamaları gerekebilir. Duygusal emek, öğretmenlerin eğitim faaliyetlerini yürütürken kullandıkları duygu ve davranışları düzenleyebilme kapasitesi olarak tanımlanmakla birlikte tükenmişliğe yol açabileceği de ifade edilmektedir. Özellikle kaynaştırma uygulamasını yürüten öğretmenlerin duygusal emek davranışlarını yoğun olarak kullanmaları sonucunda tükenmişliği de sıklıkla yaşayabilecekleri düşünülebilir. Bu düşünceden hareketle araştırmada, kaynaştırma uygulamasını yürüten öğretmenlerin duygusal emek ve tükenmişlik düzeylerinin bazı değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek ve duygusal emek ile tükenmişlik düzeyleri arasında ilişki olup olmadığını saptamak amaçlanmıştır. Tanımlayıcı olarak gerçekleştirilen araştırma, Çankırı İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı olan ilk ve ortaöğretim düzeyinde, sınıfında kaynaştırma öğrencisi olan 70 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Araştırma için etik kurul onayı Çankırı İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden alınmış, alınan etik kurul onayından sonra okullara gidilerek çalışmanın amacı okul yönetici ve öğretmenlerine anlatılmış, araştırmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden öğretmenlerle çalışılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Genel Bilgi Formu”, “Duygusal Emek Ölçeği” ve “Tükenmişlik Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmaya dahil edilen öğretmenlerin %50’si kadın, %50’si erkek, %42,9’u 21-30 yaş grubunda, %31,4’ü 16 yıl ve üzeri kıdeme sahipken, %64,3 öğretmenin sınıfında zihinsel yetersizliğe sahip öğrenci bulunmaktadır. Araştırma sonucunda cinsiyetin, yaşın, mesleki kıdemin, kaynaştırma öğrencisinin yetersizlik türünün duygusal emek ölçeğinin bazı alt boyutlarında, medeni durumun, kaynaştırma öğrencisinin yetersizlik türünün ise tükenmişlik ölçeğinin duyarsızlaşma alt boyutunda anlamlı farklılığa neden olduğu görülürken, duygusal emek ve tükenmişlik ölçeğinin alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara bağlı olarak, kaynaştırma uygulamasını yürüten öğretmenlerin daha çok desteklenmesi, öğretmenlere özel eğitim konusunda hizmet içi eğitimlerin verilmesi ve var olan uygulamaların etkililiğinin arttırılması önerilebilir. Education has a very important place in the future of a society. However, education does not make a sense alone in the future of a society. Also the attitudes and knowledge of teachers who will carry out these educational activities are also important in this process. Moreover teacher should be able to develop educational activities including the students showing atypical development, teaches may also need to spend an emotional labor. Even though emotional labor is defined as the teachers’ capacity of regulating their emotions and behaviors used while conducting the educational activities, it also stated that it may lead to burnout. Particularly, it can be considered that especially teachers who carry out the mainstreaming application frequently experience burnout as a result of intensive use of emotional labor behaviors. It is aimed to determine whether the emotional labor and burnout levels of the teachers who carry out the mainstreaming in the research are differentiated according to some variables and to determine whether there is a relationship between emotional labor and burnout. This descriptive study was conducted with to teachers who had mainstreaming students in their class at primary and secondary school level affiliated with Provincial Directorate for National Education of Çankırı. Ethics committee approval for the study was taken from Provincial Directorate for National Education of Çankırı, after the approval of the ethics committee, the school administrators and teachers were informed about the purpose of the study by going to the school and the study was conducted with the teachers who were voluntary to participate in the study. “General Information Form”, “Emotional Labor Scale” and “Burnout Inventory” were used as data collection tool in the study. 50% of the teachers included in the study were female 50% were male; 42,9% were in age group of 21-30 years, 31,4% had a seniority of 16 years and more and 64,3%had a students with mental deficiency in their class. As a result of the study, it is seen that gender, age, occupational seniority, deficiency type of the mainstreaming students cause a significant difference in some subscales of emotional labor scale, and marital status and deficiency type of the mainstreaming students cause a significant difference in depersonalization subscale of burnout inventory, whereas, a significant correlation was found between the subscales of emotional labor scale and the subscales of burnout inventory. Based on the results obtained from the study, it can be recommended to support the teachers who conduct the mainstreaming application more, provide in service trainings on special education to the teachers and increase the effectiveness of the existing practices, ensure school-family- teacher cooperation.

Cite

CITATION STYLE

APA

KADAN, G., & ARAL, N. (2018). Kaynaştırma Uygulamasını Yürüten Öğretmenlerin Duygusal Emek ve Tükenmişlik Düzeylerinin İncelenmesi. Çocuk ve Gelişim Dergisi, 1(1), 15–29. https://doi.org/10.36731/cg.414434

Register to see more suggestions

Mendeley helps you to discover research relevant for your work.

Already have an account?

Save time finding and organizing research with Mendeley

Sign up for free