Öğretmen Adaylarının Çocuklardaki Dil ve Konuşma Bozukluklarına Yönelik Tutum ve Bilgilerinin Değerlendirilmesi

  • AYDIN UYSAL A
  • TURA G
N/ACitations
Citations of this article
6Readers
Mendeley users who have this article in their library.

Abstract

Dünyada ve ülkemizde dil ve konuşma bozukluğu olan kişilerin sayısı her geçen gün artmaktadır (McLeod & McKinnon, 2007, s.41). Bu bozukluklar bireyin akademik performansını olumsuz yönde etkilemekte ve kişilerin psikososyal uyumlarını azaltmaktadır.  Öğretmenlerin bu bozukluğa sahip çocukların tanılanması, sağaltımı ve izlenmesi süreçlerinde kritik bir rolü bulunmaktadır. Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının dil ve konuşma bozukluklarına yönelik bilgi düzeyi ve tutumlarının araştırılmasıdır. Araştırmanın katılımcılarını Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne devam eden ve rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen farklı bölümlerden son sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Bu çalışma toplam 40 katılımcı ile yürütülmüştür. Katılımcıların 21’i kadın 19’u erkektir. Araştırmada Togram ve Maviş (2009, s.74) tarafından dil ve konuşma bozukluklarına yönelik tutum ve bilgileri belirlemek amacıyla geliştirilen bir anket kullanılmıştır. Anketin ilk bölümünde dil ve konuşma bozukluğu olan çocukların akademik ve sosyal başarıları ile ilgili 10 madde ve terapi gereksinimleri hakkında 10 madde olmak üzere toplam 20 tutum maddesi yer almaktadır. Tutum maddelerinin değerlendirmesi Likert tipinde üçlü derecelendirme kullanılarak yapılmıştır. Ölçeğin sonunda katılımcılara dil ve konuşma bozukluklarının nedenleri açık uçlu bir biçimde sunulmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket, öğretmen adaylarına araştırmacılar tarafından elden ulaştırılarak uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen veriler SPSS 21.0 paket programında analiz edilerek yorumlanmıştır. Tespit edilen bulgular, frekans ve yüzde kullanılarak ifade edilmiştir. Bu bulgulara göre aday öğretmenlerin büyük çoğunluğu (77.5%) dil ve konuşma terapilerinin okul gibi sosyal ortamlar yerine bireysel terapi odalarında gerçekleştirilmesi gerektiğini, yarıdan fazlası (87.5%) dil ve konuşma bozukluğu olan bireylerin terapide öğrendikleri yetileri öğretmenlerden herhangi bir destek almadan diğer sosyal ortamlara kolaylıkla genelleyebileceğini belirtmişlerdir. Katılımcıların tümünün(100 %) bireysel terapileri izleme ve konu ile ilgili bilgilendirilme konusunda pozitif bir tutumları bulunmaktadır.  Katılımcıların büyük çoğunluğu (60%) dil ve konuşma bozukluklarının nedeninin psikolojik olduğunu düşünmekte ve bu durumun ilerideki öğrenme güçlükleri açısından risk faktörü olacağını belirtmektedir. Örneklemin %75’i ise dil ve konuşma bozukluklarının ileride okuma güçlüklerine yol açacağı ile ilgili ifadeye katılmamıştır.Number of people with speech and language disorders is increasing every day (McLeod & McKinnon, 2007, p. 41). This can negatively impact the academic performance and decrease the psychosocial well-being of the people with speech and language disorders. Teachers play a significant role in diagnosing and treatment of these disorders. Thus, the aim of this study is to investigate the knowledge and attitudes of candidate teachers towards speech and language disorders. The sample consisted of 40 candidate teachers from Kocaeli University and a self-administered survey by Togram and Mavis (2009, s.74) was completed. The main findings of the study reveal that the majority of the candidate teachers believe that speech and language therapies should be carried in therapy rooms instead of social settings like schools. More than half of the participants (77.5%) agreed that people with speech and language disorders can easily transfer the learned abilities in therapies without any additional support from the teachers (87.5%). All of the participants (100 %) have positive attitudes observing the therapy sessions and know the importance of being informed about the communicational needs of the students. The majority of participating candidate teachers also believed that the causes of speech and language disorders are psychological (60 %) and these are also risk factors for the future learning disorders. Most of the candidate teachers disagreed with the statement that children will not be able to learn reading because of the speech problems (75%).

Cite

CITATION STYLE

APA

AYDIN UYSAL, A., & TURA, G. (2018). Öğretmen Adaylarının Çocuklardaki Dil ve Konuşma Bozukluklarına Yönelik Tutum ve Bilgilerinin Değerlendirilmesi. Kocaeli Üniversitesi Eğitim Dergisi, 1(1), 13–22. https://doi.org/10.33400/kuje.425174

Register to see more suggestions

Mendeley helps you to discover research relevant for your work.

Already have an account?

Save time finding and organizing research with Mendeley

Sign up for free