Abstract
Afetler neden oldukları can kayıpları yanında ekonomik ve toplumsal yapıya verdikleri zararlar nedeniyle tarih boyunca insanlığın en önemli sorunlarından biri olmuştur. Literatürde fiziksel, kültürel, ekonomik ve sosyal yönleriyle ele alınması gereken disiplinlerarası bir olgu, hükümetlerin gündeminde yönetilmesi gereken bir politika alanı olarak yer almaktadır. Afet en genel tanımıyla, nedeni doğa kaynaklı olabildiği gibi insan faaliyetleri sonucunda da ortaya çıkan toplumlar üzerinde zarar verici ve tahrip edici etkileri olan fiziksel olaylardır. Zarar verici ve tahrip edici etkileri olan, bu fiziksel olayların etki alanının genişlemesi ve toplumsal maliyetinin giderek artmasının en temel nedeni, alınan politika ve planlama kararlarıdır. Bu açıdan değerlendirildiğinde, afetlerin kaynağı doğal olsa dahi sonuçları insan eliyle üretilmektedir. Afetlerin etkilerinin boyutları ve etki alanının giderek genişliyor olması afet politikalarında ve afet yönetiminde gelişmeleri de beraberinde getirmiştir. Burada afetler, ortaya çıktıktan sonra oluşan zararları telafi etmek ve gerekli acil destek mekanizmalarını hayata geçirmeye yönelik olan kriz yönetimi yaklaşımı, yerini risk yönetimi yaklaşımına bırakmaktadır. Bunun temel nedeni, ortaya çıkan zararın giderilmesinin hem ekonomik hem de sosyal maliyetinin önlemekten daha fazla olmasıdır. Diğer yandan gerek afetlerin küresel düzeyde görülme sıklığı, gerekse ortaya çıkma nedenlerinin çeşitlenmesi risk, algısının değişmesini de beraberinde getirmiştir. Bunun sonucu olarak yeniden tanımlanan risk kavramı ile risk yönetimi süreci afet politikalarında temel yaklaşım olarak uygulanmaya başlanmıştır. Bu çalışma afet ve risk kavramları arasındaki ilişkiyi ele alarak afet politikalarında risk yönetimi yaklaşımının önemini ortaya koyarak, Türkiye’de afet politikalarının uygulama araçlarından bir olarak afet mevzuatında risk yönetiminin ne şekilde ele alındığını belirlemeyi amaçlamaktadır.Disasters have been one of the most important problem of humanity throughout history due to loss of lives and damages to the economic and social structure. It’s an interdisciplinary phenomenon that needs to be addressed in the literature with its physical, cultural, economic and social aspects and a policy area nedds to be managed in the governements agenda. Disasters, in their most general definition, are physical phenomenon that have damaging and destructive effects on societies and they caused by human activities as well as nature. The main reasons for the widening of the impact area and the increasing social cost of these physical facts which have damaging and destructive effects are the policy and planning decisions. In this respect, even if the source of disasters is natural, the results are produced by human. The extent of the impacts of disasters and the widening of the impact area have led to developments in disaster policies and disaster management. The crisis management approach like emergency support mechanisms which aims to compensate the damage after disaster is being replaced the risk management approach. Its main reason is economic and social cost of recovering damages is higher than prevent them. On the other hand, both prevalance of disasters at global level and the diversification of the causes of disasters have brought a change in risk perception. As a result of this, redefined risk concept and risk management process has started to be implemented as the main approach in disaster policies. This study aims to reveal the importance of risk management approach in disaster policies by considerin the relationship between disaster and risk concepts and how risk management is addressed in disaster legislation as one of the implementation tools of disaster policies in Turkey.
Cite
CITATION STYLE
AZİMLİ ÇİLİNGİR, G., & ÖRÇEN GÜLER, İ. (2020). Afet Politikalarında Risk Unsuru ve Afet Mevzuatında Risk Yönetimi. Uluslararası Yönetim Akademisi Dergisi, 3(1), 152–165. https://doi.org/10.33712/mana.687889
Register to see more suggestions
Mendeley helps you to discover research relevant for your work.